MİT

Gizli servisler, koronavirüs casusluğunda tam gaz…

Dünyaya diz çöktüren koronavirüs pandemisi, istihbarat servislerinin önceliklerinde de büyük değişikliklere neden oldu. Artık, istihbarat servislerinin birinci önceliği, virüse karşı aşı geliştirdiği bilinen ülkelerden bu yöndeki çalışmaların detaylarını elde etmek oldu. New York Times gazetesi, Çin ve Rusya’nın ABD’deki aşı çalışmalarını izlemek ve bilgileri elde etmek için özel siber ekipler kurduğunu iddia etti. Gazete, ABD’deki aşı çalışmalarını yürüten merkezlerden biri olan Kuzey Caroline Üniversitesi yetkilileri, FBI tarafından casusluk faaliyetleri konusunda dikkatli olmaları için uyarıldığını bildirdi. Bu bağlamda gelelim Türkiye’ye… JÖNTÜRK’ün edindiği bilgilere göre, Türkiye’nin sürdürdüğü aşı çalışmalarına ilişkin bilgileri elde etmek için aralarında İsrail, Mısır, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri

MİT’çisi, polisi, avukatı, bürokratı ile FETÖ Borsası

Terör örgütü FETÖ’ye yapılan operasyonlarda varlıklı örgüt üyelerinin pasaport tahdidini, mal varlığına el koyma kararlarını kaldıracakları vaadiyle para toplayan suç çetesine ilişkin soruşturma tamamlandı. İstanbul Adliyesi’ni sarsan soruşturmayla ilgili hazırlanan savcılık iddianamesinde FETÖ şüphelilerini bulup onlara ulaşmaya çalışan Ahmet K. isimli şahsın örgütün lideri olduğu belirtilirken, 2 polis,1 MİT personeli, 1 Maliye Bakanlığı gelir uzmanı ve 2 avukatın FETÖ borsasındaki rolleri detaylı olarak anlatılıyor. İddianameye göre; Ahmet K. isimli şahıs haklarında FETÖ soruşturması olan varlıklı kişilere ait bilgileri o dönem MİT’te görev yapan ve soruşturma sürecinde emekliye ayrılan Yılmaz Sabri B. ve polisler Osman Ö. ve Savaş Y. aracılığıyla öğrendi.

Hakan Fidan’ın sır Bağdat gezisi ve TSK’ya MİT’in FETÖ kumpası

MİT Başkanı Hakan Fidan’ın, Bağdat’a gizli bir ziyarette bulunup, Iraklı yetkililer ile hem Irak hem de Suriye’deki Kürt grupların liderleriyle bir dizi görüşmede bulunduğu öğrenildi. Iraklı yerel kaynaklar, Fidan’ın yeni kurulan MİT Başkanı Hakan Fidan’ın, Başbakan Mustafa el-Kazımi başkanlığındaki yeni hükümet yetkilileriyle ve siyasilerle görüştüğünü belirtti. Kürt kaynakları ise, Fidan’ın Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDF-PKK’nın Suriye uzantısı) de aralarında bulunduğu Kürt gruplarla da görüşmeler yaptığını duyurdular. Bu arada, FETÖ’nün siyasi kanadına ilişkin yaptığı açıklama nedeniyle ifadeye çağrılan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un avukatı, şok bir iddiada bulundu. Avukat İlkay Sezer CNNTürk’e telefonla bağlandığı yayında, kendisine yöneltilen “Sayın Başbuğ’un, Genelkurmay Başkanlığı döneminde

Çav Bella, Selda Bağcan, Furkancılar! Ajan-provokatör havası

Önce İzmir’de bazı camilerden faşizme karşı direnişin sembolü “Bella Ciao” (Çav Bella) çalındı. Ardından yine İzmir’de birkaç camide Selda Bağcan’ın “Yuh Yuh” şarkısı yankılandı minarelerden. Bu olayın sorumlusu olarak CHP’ye işaret edildi, camilerde “Çav Bella” çalındığına ilişkin paylaşımlarda bulunan eski CHP İzmir İl Saşkan Yardımcısı Banu Özdemir tutuklandı; sanki o çaldırmış gibi. İlginçtir, Özdemir’in paylaşımda bulunduğunun duyulmasının hemen ardından CHP “Faal üyemiz” değil diye bir açıklama yaptı. Yani, Banu Özdemir’i Tayyibancı trollerin önüne atmış oldu. Sonra Adana’da Furkancılar olarak bilinen İslamcı grubun, yasağa rağmen teravih namazı kılma ısrarı ve bunan ardından da polisin sert mücadelesi haberi geldi. Tüm bunlar başta

Libya’da iki MİT’çi, Erdoğan’ın da adının geçtiği o “çok gizli” belgeler yüzünden mi şehit düştü?

Libya’da şu an tam anlamıyla taraflar arasında kol bükme savaşı yaşanıyor. Bir tarafta Trablus’taki Fayiz el Sarrac’ın Başbakanlık görevinde bulunduğu Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne (UMH) destek veren Türkiye, Katar, İtalya ve bir ölçüde ABD’nin de olduğu ülkeler. Diğer tarafta yaşanan savaşta Tobruk merkezli isyancı General Halife Hafter’in üstün gelmesini isteyen Rusya, Fransa, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Mısır ve Suudi Arabistan ittifakı. …Ve bu kol bükme savaşının en önemli unsuru da kuşkusuz istihbarat. Rusya’nın Hafter’e destek için Libya’ya gönderdiği ve eski askerlerden ve istihbaratçılardan oluşan Wagner grubu da istihbarat oyunlarının önemli aktörlerinden biri. İşte bu gruba bağlı iki casus, 2019 yılı sonlarına

İşte Erdoğan’ın “birkaç tane” diye nitelendirdiği o şehitler

Libya’ya özel bir görevle gönderilmişlerdi; ikisi de sıkı istihbaratçıydı. Fakaaat, içinde bulundukları istihbarat gemisinin yeri birileri tarafından Libya’daki isyancı ABD vatandaşı General Hafter’in güçlerine gammazlanınca şehit düştüler. Askeri değil istihbarat personeli oldukları için de Türkiye’ye getirilip sessiz sedasız gömüldüler. İstihbaratın yazılı olmayan kurallarından biriydi; sessiz sedasız, Türk bayrağına sarılı olmayan tabutla sıradan birileri gibi gömülmeleri. Heyhat, AKP’li cumhurun başkanı Tayyip Erdoğan, “Libya’da birkaç tane şehidimiz var” deyince, haklarında bilen bilmeyen sosyal medya klavyeşörleri tarafından yorumlar yapılmaya başlandı. Evet, Libya’da şehit düşen iki istihbaratçımızdan biri emekli Albay Okan Altınay diğeri de Sinan Caferler’di. Okan Altınay, 1993 yılı Kara Harp Okulu’ndan kara

Hakan Fidan, Mossad’ın suikast listesinde mi?

Soru, abesle iştigal etmek değil. Özellikle de, İsrail’de Netanyahu’ya çok yakın Makor Rishon’da MİT Başkanı Hakan Fidan’la ilgili çıkan yazıdan sonra… Bakın ne deniliyor Fidan ile Irak’ta ABD operasyonuyla öldürülen İranlı general Kasım Süleymani’nin karşılaştırıldığı o yazıda? Süleymani ve Fidan arasındaki bölgesel politika görüşündeki benzerlik sadece Suriye ve Irak ile sınırlı değil. Süleymani, İran’ın bölgesel hegemonya arzusu için bir kampanya yürütürken; Fidan, Türkiye’yi tarihsel bir imparatorluk olarak restore etmeyi amaçlayan Neo-Osmanlı ideolojisinin ayrılmaz bir parçası. Fidan ve Süleymani arasındaki en büyük fark, ‘baba’ figürüyle ilişkileri. Süleymani, mezarı üzerinde gözyaşı döken Hamaney ile çok yakındı. Fidan ve Erdoğan ilişkisi ise çok

İstihbarat komedisi (Hem de resmi)! Fenerbahçeli değilse istihbaratçı olamazmış

Emniyet istihbarat için yazılan (yazan da Emniyetçi) bir makalede istihbaratçı olmak için gerekli şartlar sıralanmış. Şartlar tam bir mizah yazısı niteliğinde. İşte noktasına virgülüne dokunmadan o şartlar: ●Muhatabı konuşurken asla başka şeye odaklanmaz. ●Aşırı ilgili görünmez, aksi takdirde kendisine soru sorulacağını gayet iyi bilir. ●Çelişkili cevaplar asla vermez. ●Bulunduğu çevrenin özelliklerini gayet iyi bilir ve lehçesini çevreye göre uyarlar. ●Lehçe farkını çözemediği durumlarda İstanbul Türkçesini kullanması gerektiğini gayet iyi bilir. ●Beden dilini iyi kullanır, muhatabı sözlerinden çok hareketlerine odaklandığında otokontrolünü kullanarak hareketlerini sınırlamasını gayet iyi bilir. ●İyi bir analist ve iletişim uzmanı olması gerektiğini gayet iyi bilir. ●Konuşurken belli periyotlarla

İstanbul’da öldürülen İranlı ajan Reza Zarrab’ın bağlantılarını mı açıklayacaktı?

İstanbul, üzerindeki esrar perdesinin aralanması yüksek olasılıkla imkânsız olan bir suikaste sahne oldu 15 Kasım 2019 tarihinde. İran istihbaratının eski bir çalışanı olduğu iddia edilen rejim muhalifi Masoud Molavi (Mesut Mevlevi), Şişli’de arkadaşıyla yürürken arkasından yaklaşan kimliği belirsiz bir kişi tarafından öldürüldü. Görgü tanıklarına göre şapkalı saldırgan tabanca ile 11 el ateş ederek Molavi’yi vurdu ve kayıplara karıştı. İstihbarat servisi işi olduğu aşikar olan suikastin kim ya da kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin şu ana kadar hiçbir bilgiye ulaşılamadı. Molavi’nin İran istihbaratıyla birlikte Mossad ve birkaç batılı servis tarafından tarafından da kullanıldığına yönelik iddialar var. Peki kim bu Masoud Molavi? İran’ın İsfahan

Mehmet Eymür, MİT, Adil Öksüz, Hakan Fidan…

9 Mart 1971 darbe teşebbüsünden sonra MİT’te Hiram Abas’la birlikte Ziverbey’de 1. Ordu Komutanı Orgeneral Faik Türün’ün emrinde çalışan, Kızıldere ve Ulaş Bardakçı’nın öldürüldüğü operasyonlara katılan MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür, Halk Tv’de Yavuz Oghan’ın programında canlı yayına katıldı. MİT Kontrterör Dairesi eski başkanı Mehmet Eymür, Halktv’de katıldığı programda Adil Öksüz’ün kesinlikle Türkiye’de olduğunu söyledi. MİT Başkanı Hakan Fidan’ı ağır biçimde eleştiren Eymür Adil Öksüz’ün MİT’in adamı olduğunu ima ederek, böyleyse yurt dışında kesinlikle değildir; yurt içindedir” ifadesini kullandı. Mehmet Eymür bu iddiaları ciddiye aldığını söyledi. Kayıp olması çok dikkat çekici değil mi diye sordu, Öksüz’ün yurt dışında

1 2 3 6