gericiler

Sapık tarikatçıya mürid desteği: “Peygamberimiz de 9 yaşındaki kızla evlenmişti”

Bilindiği üzre Uşşaki Tarikatı lideri Fatih Nurullah (Eyüp Fatih Şağban), bir müridinin 12 yaşındaki kızına cinsel istismarda bulunmaktan tutuklanmıştı. Müridleri, sapık tarikat liderinin tutuklanması kararına karşı sosyal medya üzerinden itiraz kampanyası başlattı. İşte bu itiraz mesajlarından biri: Sakarya’nın Akyazı ilçesi Kuzuluk mahallesinde ikamet eden Uşşaki tarikatı lideri Fatih Nurullah, 12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla geçen Perşembe günü jandarma tarafından gözaltına alınmış, sonrasında ise Ferizli Cezaevine tutuklanarak gönderilmişti. Tarikat lideri Fatih Nurullah küçük çocuğun babasıyla yaptığı telefon konuşmasında iğrenç olayı tüm detayları ile itiraf etmiş, konuşmanın ses kayıtları Türkiye’nin gündemine oturmuştu. İşte o kayıtlarda sapık tarikatçının söyledikleri: Başımızda

30 Ağustos, Siyasal İslamcıların gerçek yüzünü bir kez daha gösterdi

Nefret ediyorlar Atatürk adının geçtiği her şeyden; O’nun arkadaşlarıyla düşmana karşı söke söke kazandığı zaferlerden. Utanmadan sıkılmadan, ulusal bayramları yasaklıyorlar; kendi mahallelerindekilerin bile artık inanmadığı türlü bahanelerin arkasına sığınarak. Nitekim, bu yıl da pandemiyi gerekçe gösterip 30 Ağustos’u yasakladılar (Kendi görüşlerine uygun her türlü kutlamayı onbinlerin katılımıyla göstere göstere yaparak). Ne yapsanız anlatamazsınız bunlara 30 Ağustos’un önemini… Büyük Taarruz ya da Başkumandanlık Meydan Muhaberesi’nin Kurtuluş Savaşı sırasında Türk Ordusu’nun Yunan Kuvvetleri’ne karşı başlattığı harekatın ismi olduğunu… Bir milletin yazdığı destanı, sonrasında 9 Eylül’de Türk Ordusunun İzmir’de Yunanı denize dökmesini, savaşın kazanılmasını, Türkiye Cumhuriyeti’nin bu zafer sonucu kurulmasını… Anlatamazsınız… Yere göğe sığdırımadıkları Osmanoğlulları’nın

İstanbul Sözleşmesi kadını kaplan gibi yapar mı?

Konu günlerdir tartışılıyor. Bir tarafta gericilerin oluşturduğu güruh (ne yazıktık ki aralarında kadınlar da var) sözleşmenin “Türkiye’nin ahlak standartlarına uygun olmadığı”nı (Neyse bu ahlak standartları) iddia edip, imzanın geri çekilmesi için yoğun bir çaba içindeler (Kadının söz dinlememesinden ve kaplan gibi olmasından çekiniyorlar). Diğer tarafta, İstanbul Sözleşmesi’nin kadın hakları için olmazsa olmaz özellikte olduğunu, geri adım atılmaması gerektiğini savunan ve gerici güruha karşı ses yükseltmeye çalışanların (sevindiricidir ki aralarında muhafazakarlar da var) seslerini duyurmak için düzenledikleri faaliyetler (“Kadın erkek karşısında ezik olmayacak kaplanlaşacak” diyorlar) . Peki, kadın nasıl kaplan gibi olur? İşte fotoğraflarla yanıtı:

Sapıklar kol geziyor! Atakan’a tecavüz çağrısı

Okuduğu kitapların etkisiyle kurduğu okkalı cümlelerle gündem olan 10 yaşındaki Atakan Kayalar’a, Özyeğin Üniversitesi çalışanlarından Erkan Naldemirci adlı sapık tarafından tecavüz çağrısı yapıldı. Naldemirci’nin çağrısı sosyal medyada büyük tepkiye neden oldu. İşte sapığın söz konusu mesajları: Tepkilerin ardından sapık Erkan Naldemirci, üniversitedeki işinden kovuldu.

Fransa’da kadın imamdan cuma vaazi ve namazı

İslam dünyası, Fransa’da cuma namazı kıldıran kadın imam Kahina Bahloul’u konuşuyor. Paris’teki Fatima Camii’nde cuma vaazı verip namaz kıldıran ve ülkenin ilk kadın imamı olduğu duyurulan Bahloul’e çoğunluğu Arap ülkelerinden olmak üzere “kadın imam olmaz”, “bu günahtır” şeklinde yoğun bir eleştiri bombardımanı var. Kadın (isteyen saçı kapalı isteyen açık) ve erkeklerin birlikte ibadet ettiği caminin (bir de erkek imamı var) de kurucularından olan Bahloul, gelen eleştirilere “İslam’da kadın imam olmaz diye bir şey yok. Taassubun biz Müslümanları ele geçirmesine izin vermeyelim” şeklinde karşılık verdi. Cezayirli Müslüman bir baba ile Fransız (Hristiyan-Yahudi kökenli) bir annenin çocuğu ola Bahloul, Fransa’nın en prestijli

TSK’da türbanlı komando dönemi

Aslında komandoluğun tabiatına aykırı, ama Erdoğan ve saz arkadaşlarının yaydığı zehirli gazla Türk Silahlı Kuvvetleri’nin içine düştüğü durumun özetidir yukarıdaki fotoğraf. Türkiye’nin ilk kadın komandoları 20 haftalık eğitimlerini tamamlamışlar ve “göreve hazırız” pozu vermişler. İçlerinden birkaçı türbanlı; komandoluğun fıtratına tamamen aykırı olarak (çünkü operasyon sırasında hem duyusal hem fiziki sorunlara ve koordinasyon sıkıntılarına sebebiyet verir). Yalnızca görevin fıtratına değil sözde savundukları değerleri de hiçe saymaktır (altı kaval üstü şişhane durumu) bunun adı. Aslında çok şey söylenebilir de, biz sadece ima ile yetinip emekli bir subayın o türbanlı komando olduğunu sananlara mesajını verelim: “A benim güzel kızım! Geleceğe yönelik hayallerini gerçekleştirmek

Tarikat başının ameliyatına Fatih döneminden doktor gelmiş

“Bu neyin kafası” demeyeceğiz onu biliyoruz da böyle bir abuklamayı düşünmek için “ne kullanıyorlar” diye soracağız. Neymiş de, İsmailağa tarikatının şu anki başı Mahmut Ustaosmanoğlu’nun ameliyatına Fatih Sultan Mehmet döneminde yaşayan “Akbaba” adlı bir doktor da katılmış. Mahmut Ustaosmanoğlu’nun torunu Muhammed Fatih Ustaosmanoğlu, bir sohbette tartışma yaratacak iddialarda bulundu. “Akbaba’nın Fatih döneminde yaşadığını” söyleyen Ustaosmanoğlu, dedesinin geçirdiği bir ameliyatta, yıllar önce ölmüş Akbaba isimli şahsın da bulunduğunu ve ameliyatta manevi doktorluk yaptığını söyledi. Ustaoğlu, “Akbaba Hazretleri ile Efendi hazretleri arasındaki sır” dediği olayı şu cümlelerle aktardı: “Akbaba hazretleri Hz. Fatih döneminde yaşamış hâlbuki ama zaman zaman tıbbi noktada fiziki şartlarla yaşamış olduğu bazı

Çocuk evliliği savunucusu gerici profesör ders başı yaptı

Elazığ depreminin nedenini “çocuk evliliklerinin yasaklanması”na bağlayan sosyal medya paylaşımı ile büyük tepki toplayan Yıldız Teknik Üniversitesi öğretim görevlisi Prof. Dr. Bedri Gencer, derslerine kaldığı yerden devam ediyor. Gerici profesör, gelen tepkiler üzerine sosyal medyada yaptığı paylaşımı kaldırmış, Yıldız Teknik Üniversitesi de, Gencer hakkında inceleme başlatıldığını duyurmuştu. Gencer, derslere başlaması ve ilk dersinde çocuk evliliklerini anlatması ile ilgili olarak sosyal medyadan şu mesajjı paylaştı: Bedri Gencer, sosyal medya hesabından ilk dersinde “çocuk evliliğini” anlattığını şöyle duyurdu: “Ulu Hakanın Ulu Çınarı Adını Sultan II.Abdülhamid’in Yıldız Sarayından olan Üniversitemizde bugün ders başı yaptık elhamdülillah. Hayırlı olsun Verdiğimiz Sosyoloji dersinin içeriği aile ve

III. Ahmet’in düzmece seferi

Osmanlı padişahlarından III. Ahmed (1703-1730 tarihleri arasında hüküm sürmüş 23. Osmanlı Padişahı ve 102. Halifedir), halkı kandırmak için düzmece sefer düzenledi, ancak… Evet bu “katakulli” de kendi sonunun başlangıcını hazırladı. Gelelim şu düzmece sefere… III. Ahmed, lale Devri padişahıdır. Sadabad Kasrı’ndaki görkemli eğlenceleri çok severdi. İstanbul’a yaşamasını ve eğlenmesini öğreten padişah olarak bilinir. Padişah, bu vur patlasın çal oynasın hayatı sürdürürken Rus Çarı Deli Petro, Tebriz’i ele geçirmişti. Bundan yüreklenen İranlılar da Osmanlı hudutlarına saldırılar düzenliyordu. III: Ahmet, yeni savaşlara girmenin astarı yüzünden pahalıya mal olacağına inanıyordu. Savaşa gitmek fikrinden de halk ayaklanır korkusuyla vazgeçmiş gibi görünmek de işine gelmiyordu.

“O Kafa”nın eğitimde sembollerle gericilik propagandası

Milli Eğitim Bakanlığı’nın rehber öğretmenler için hazırladığı bir kitapta, çocuklara cinsel istismar ve şiddet uygulayan kadınlar başı açık, şefkat gösteren kadınlar ise türbanlı olarak resmedildi . Okullara dağıtılan ders kitaplarındaki yanlış uygulamaların bir benzeri de Milli Eğitim Bakanlığı’nın hizmet içi eğitimleri kapsamında rehber öğretmenlere dağıttığı kitapta yer aldı. Bakanlığın doğal afet, terör ve cinsel istismar gibi olaylar karşısında psikolojik destek sağlamak amacıyla başlattığı, “Psikososyal Önleyici Destek Programı” kapsamında hazırlanan kitapta başı açık kadınların çocuklara şiddet ve istismar uygularken, türbanlı kadınların ise şefkat gösterirken resmedilmesi dikkati çekti. Milli Eğitim Bakanlığı doğal afet, terör, göç, intihar, ölüm ve istismar gibi travmatik olaylar