esrarengiz

İttihatçıların kayıp altınları Türkiye’de kimin elinde?

Birinci Dünya Savaşı sona ermiş, Osmanlı İmparatorluğu parçalanma sürecine girmiştir. Bu dönemde Hahambaşı Hayim Nahum, seyahatleri ve temasları ile dikkat çekmeye başlar. O dönemi anlatan Esther Benbassa, “Son Osmanlı Hahambaşısının Mektupları-Alyans’tan Lozan’a” adlı kitabında ilginç gerçeklere parmak basıyor. Kitapta pek üstünde durulmasa da dağılma sürecine Osmanlı İmparatorluğu’nun yönetiminde olan İttihat ve Terakki Partisi’nin kaybolan altınlarının izi sürülüyor. Benbassa’ya göre altınlar İsviçre’ye kaçırılmış, Cumhuriyet’in kurulmasından sonra Türkiye’ye geri getirilmiştir. Benbassa kitabında olayı şöyle anlatıyor: Nahum, üstlendiği bu görev sırasında, çok miktarda altın parayla birlikte İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin çok önemli belgelerini kendini Köstence’ye götüren yatla dışarıya çıkarmış olmakla suçlanacaktır. Sözü edilen altınlar,

“Çilek Ayı” tutulması mı Malatya depremini tetikledi?

…Ve yay burcunda dünya ay ile güneş arasına girdi ve mevsiminden dolayı “Çilek Ayı” adı verilen tutulma gerçekleşti. Astrologlara göre, yay burcunda gerçekleşen bu tutulma, birçok felaketin habercisi. Nitekim, birçok astrolog, Malatya’da meydana gelen 5 şiddetindeki depremin, ay tutulmasından kaynaklanmış olabileceği görüşünde. Yerli ve yabancı birçok astrologdan derlediğimiz, ay tutulması ile ilgili yorumlar özetle şöyle: Yay burcu farklı kültür ve inançlarla, uluslararası iş ve girişimlerle, seyahatler ve turizmle, eğitim ve hukuk sistemiyle, yasal konularla ilişkilidir. Bu burçta gerçekleşen tutulmalar, bu alanda önemli gelişmeler yaşanacağına işaret eder. Yeni yasalar, kural ve kanunlarla ilgili gerginlikler Ay tutulmasının ortaya çıkaracağı stres ve gerginliklerdir.

Erdoğan, subliminal mesajla şirke mi düştü

AKP’li cumhurun başkanı Recep Tayyip Erdoğan, TRT’nin düzenlediği Kur’an-ı Kerim’i Güzel Okuma Yarışması’nın finaline telekonferans sistemiyle bağlandı. Haber, yukarıdaki fotoğraf eşliğinde servis edildi. Arapça Allah yazısının altında Erdoğan ve ona karşı el pençe divan duran konuklar tuhaf bir görüntü oluşturdu. Görüntünün sosyal medyada paylaşılmasının ardından fotoğrafa çok sayıda yorum yapıldı. Bazı din insanları, mesajın subliminal içerik taşıdığını, Erdoğan’ın görüntüsünün hemen üzerinde Allah yazısının bulunmasının da şirke düşmek olduğunu belirtiyorlar. Bizden aktarması.

Pentagon’dan üç video ile UFO itirafı

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, üç video yayınlayarak. ancak “Uzaylılar” kelimesini özellikle kullanmayarak UFO’ların varlığı resmen kabul etti. Söz konusu görüntüler daha önce sivil UFO teorisyenleri tarafından 2017 yılında yayımlanmış, ancak Pentagon konuya sessiz kalmayı tercih etmişti. 2004 ve 2015 yıllarında çekilen üç görüntüden ilki “FLIR1” olarak adlandırıldı. İşte 2004 yılında California’da çekilen çekilen o UFO görüntüsü: İkinci görüntü 2015 yılından ve “GIMBAL” adıyla yayımlandı: Üçüncü görüntü de 2015 yılından ve “GO FAST” adıyla yayınlandı: Pentagon’un 2008-2011 yılları arasında UFO araştırmaları için 22 milyon dolar harcadığı biliniyor. UFO işi de resmiyet kazandı. Bakalım zombi istilasını görecek miyiz?

“Koronavirüsü 5G teknolojisi yayıyor” diyenlere o oyuncu da katıldı

Koronovirüs ile mücadele tüm hızıyla sürerken, komplo teorileri de dur durak bilmiyor. Bu teorilerden son günlerde en fazla rağbet göreni ise virüsün 5G mobil teknolojisi ile yayıldığına ilişkin olanı. Her ne kadar bilim insanları, 5G ile koronavirüsün arasında hiçbir bağlantı olmadığını tekrar tekrar açıklamalarına rağmen, komplo teorisyenleri bu konudaki iddialarını sürdürüyor. Öyle ki, İngiltere’de bir 5G baz istasyonu koronavirüs yayıyor diye ateşe verildi. Bu yöndeki iddiaların güçlenmesine bir katkı da ünlü oyuncu Woody Harrelson’dan geldi. Harrelson, sosyal medyada virüsün, 5G teknolojisinin yaydığı radyasyonun koronavirüse neden olduğu yolundaki teoriyi destekleyen yönde bir paylaşımda bulundu. Paylaşıma sosyal medyada çok sayıda destek mesajı

Tesadüf mü? Salgının şiddetlendiği anda ayda UFO filosu görüntüleri

Koronavirüs ile ilgili komplo teorilerine bir yenisi daha eklendi. Salgının büyük bir yükselişe geçtiği 26 Mart’ta Fransa’da çekilen şu görüntüler, virüsün uzaylı işi olduğuna ilişkin iddialara kanıt olarak gösteriliyor. Komplo teorisyenleri, ayda görünen kimliği belirsiz cisimlerin (UFO), koronavirüsün dünyaya taşınmasına aracılık ettiğini öne sürüyorlar. Bizden aktarması.. İnanıp inanması size kalmış.

Koronavirüs ve Stephan Hawking’in uzaylıları

Artık İlluminati’nin ve/veya dünyayı kontrol ettiğine inanılan diğer gizli örgütlerin tahtında o var. Evet adı korona… İki aydır dünya üzerinde o hükümranlık sürüyor. Peki koronavirüs ile ünlü fizikçi Stephen Hawking’in uzaylıları arasında ne tür bir ilişki var? Koronovirüslü günlerle birlikte Hawking’in portrelerine kadar çizip, ne denli tehlikeli olduklarını anlattığı o satırlar yeniden hatırlandı. Ölmeden kısa süre önce Hawking, şunları söylemişti: Aşırı sıcak veya aşırı soğuğa karşı dirençliler ve her ortamda yaşayabiliyorlar. Bunlar arasında insanlık için en tehlikelisi, korkunç hızlarla hareket edebilen ve sürekli kaynak arayan yaratıklar. Stephen Hawking, aslında burada dünya dışı yaratıklardan bahsediyordu ve onları şöyle resmettirmişti: Şimdilerde, ünlü

Koronavirüs ile ilgili uluslararası komplo teorileri

Dünya, tarihi boyunca en şiddetli tehditlerden biriyle karşı karşıya… Tehdidin boyutlarının nerelere varacağının kestirilememesi, hem devletler hem insanlık için tam bir açmaz. Ölüm korkusu, dünyayı tamamen sarmış durumda. Hâl böyleyken, komplo teorileri de fırsattan istifade ayyuka çıkmış durumda. Çin, Ekim 2019’da Vuhan’da düzenlenen Dünya Askeri Oyunları’na katılan ABD ordusu mensuplarının, ekonomisini baltalama amacıyla virüsü Çin’e taşımış olabileceğini iddia etti. Rusya’da da, Çin’e destek çıkarcasına virüsün yayılmasının arkasında ABD’nin olduğu yolundaki iddiaların ardı arkası kesilmiyor. ABD ise virüsün Çin tarafından insanlığın başına musallat edildiğini resmi ağızlardan ortaya attı. ABD Başkanı üstüne basa basa “Çin Virüsü” adlandırmasını yaptı. Arap ülkelerine göre ise

Maya bilgisayarındaki kıyamet şifreleri 2020’yi mi işaret ediyor?

Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesindeki kaos rüzgârları (Korona Virüs, depremler, yangınlar, savaşlar), “Mehdi sonra da Mesih sonra da kıyamet gelecek” diyenlerin (ki bunlardan biri de Erdoğan’ın başdanışmanlarından biriydi)” ekmeğine yağ sürüyor. Öyle ki Netflix bile “Mesih” adlı bir diziyi gösterime sokup, dünyanın bu konudaki kolektif bilincine çomak sokuyor. Peki Mehdi sonra Mesih ve sonra da kıyamet insanlığın çok mu yakınında? ABD Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) “Çok Gizli” ibareli Mayalar’ın kullandığı bilgisayarlarla ilgili bir raporu konuya ilişkin ilginç ipuçları ile dolu. NSA raporunda (153 sayfa) , Mayalar’ın bir tür görsel bilgisayar kullandıkları ve bu bilgisayar yardımıyla özellikle karmaşık astronomik

Adem ve Havva’nın kemikleri Suriye’de nasıl kayboldu?

Suriye’de malum karmaşa olmasaydı insanlık belki de kutsal kitaplarda bahsedilen ilk ataları Adem ve Havva’nın iskeletlerini görmüş olacaktı. Evet, Suriye’deki iç savaştan önce Halep yakınlarındaki bir mezarda ABD ve Rus bilim insanları Adem ve Havva’ya ait olduğunu savladıkları birbirine sarılmış bir erkek ve kadın iskeleti buldular. Sözkonusu keşif, bilim dünyasında büyük yankı uyandırırken kamuoyuna açıklaması bir süre ertelendi. Bunda da iskeletlerin kesin olarak Adem ve Havva’ya ait olduklarının belirlenmesi için yapılan DNA çalışması etkili oldu. Bilim insanları daha önce Rus bilim adamı Prof. Ernst Muldashev’in yine Suriye’de bulduğu ve Adem ve Havva’nın çocukları Habil’e ait olduğu belirtilen iskeletle karşılaştırma yapmak

1 2 3 7