Hristiyanlık Nemrut Dağı’nda mı doğdu?

8 dakikalık okuma

Tarihin neresine bakarsanız mutlaka bir gizem ve sırlar karşısınıza çıkar. Değişik uygarlıklara ev sahipliği yapan Anadolu’nun en gizemli bölgelerinden biri de Nemrut Dağı. Tanrıların dağı olarak adlandırılan Nemrut Dağı hep gizemli iddialara hedef oldu. Hatta uzaylıların gizli üssü olduğu bile iddia edildi. Dağda bilinmeyen ve henüz keşfedilmemiş tünellerin olduğu da iddialar arasında. Asıl önemlisi ise Hıristiyanlığın başlangıcının Nemrut Dağı olduğu iddiası.

Adıyaman’ın Kahta ilçesi yakınlarındaki Nemrut Dağı, 1987 yılında UNESCO tarafından dünya mirası alanı ilan edilmiş 2 bin 150 metre yüksekliğinde bir dağ. Dünyanın en güzel gün doğumu ve gün batımının burada olduğu söylenir.

Commagene kralı Antiochus Theos, milattan önce 62 yılında bu dağın tepesine pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykelinin yanı sıra kendi mezar tapınağını yaptırmış. Mezarda, bir kartalın başı gibi tanrıların taş oymaları bulunur. Heykellerin diziliş şekli hiyerostesyon olarak bilinir ve her heykelin boyu 10 metre kadardır.

Ezoterik yani sadece belirli kişilere açıklanan sırların peşine düşen araştırmacı Adrian Gilbert, kayıp Kardeşlik Okulu’nun izini sürdü. Adrian Gilbert 1972 yılında hacı olmak amacıyla, Filistin´e, Hz. İsa´nın doğum yeri olan Bethlehem´e gitmişti. Aslında bilgeliğin peşindeydi. Bir gizem örgütü arıyor ve eğitilmek istiyordu. Bölgede bir gizli okulun olduğunu duymuştu, kulağına gelenlere göre Matta İncili´nde (2:1-2:12) değinilen Maji’nin okulu buradaydı.

Sıkı bir arayışın ve gizem dedektifçiliğinin sonucunda,  Filistin´de ortaya çıkan iz, Fransa’dan gelen izle Anadolu’da birleşiyordu ve Adrian Gilbert artık sonuçtan emindi. Kayıp “Kardeşlik Okulu” nun liderini ve yerini bulmuştu; Gilbert’e göre örgütün kurucusu Commagene Kralı I. Antiochus, yeri ise Nemrut Dağı’ydı.

Gilbert, Kral I. Antiochus’un yaşadığı çağda varolan Sarmoung Kardeşlik Örgütü ile yakın ilişkisi olduğu görüşünde. Onun Kuzey Fırat bölgesine yayılan küçük krallığının ana simgesi aslandı veya Commagene Aslanı’ydı. Nemrut Dağı’nda bulunan dev mezar anıtta, astrolojik ve Hermetik simgeler kullanılarak gizem vurgulanmıştı.

Nemrut´da bulunan Aslan kabartmasının üzerindeki Astrolojik simgeler aslında bir horoskop yani yıldız haritasıdır. Gilbert burada işaret edilen iki zaman dönemiyle, Kral’ın doğum ve inisiye yani örgütte eğitildiği tarihleri işaret ettiği düşüncesindedir. Bu tarih 6 Ocak’tır yani İsa’nın Yahya Peygamber tarafından vaftiz edildiği tarih, özgün adıyla “epiphanes” günü.

Günümüzde, aynı tarihte Ortodokslar suya haç atarak kutlamalar yapıyorlar. Gilbert, Kral Antiochus’un krallığının henüz bulunmamış bir yerinde 35′ eğiminde, 155 m. uzunluğunda, nereye gittiği bilinmeyen bir tünel olduğunu iddia ediyor. Aslında bu iddianın doğru olabileceği belirtiliyor. Çünkü arkeologlar uzun zamandan beri bu bulmacanın peşindeler, Kahta’dan Nemrut Dağı’na uzanan tünellerin varlığı biliniyor ama nereye gittikleri henüz anlaşılamadı. Zira o boyutta kazılar yapılmış değil.

Gilbert,  Commagene Kralı´nın doğum tarihini de hesaplıyor; bu tarih Güneş´in, Regulus yıldızıyla Aslan Burcu´nda buluşum yaptığı tarih yani 29 Haziran. Adrian Gilbert, Urfa’nın da (Eski adıyla Edessa) Orion Bilgeliği ile ilgili bir astrolojik merkez olduğu görüşünde ve bunun kanıtlarının da Eski Ahit’te yani Tevrat’ta bulunduğunu belirtiyor.

Kabartmada görülen yürüyen aslan formundaki yıldız haritası yani horoskop, Yunan astrolojisi tarzındadır ve bir tarih belirlenmiş. Bu yöntem zaman zaman Seleucidler, Makedonyalılar, Persler, Büyük İskender, Darius I tarafından da kullanılmış. Antik Yunan’ın ve Persler’den gelen etkiler ile Nemrut’ta yapılan geleneksel dinsel ritüeller genel anlamda Orta Doğu’dan Avrupa’ya yönlenen Mitra inançları ve dini ile ilgilidir.

Commageneler’in Mitra inancı, doğudan batıya doğru bir yelpaze gibi yayılırken, kesin olarak Hıristiyanlığın temelini oluşturmuştur yani Hıristiyanlığın kökeni Mitraizm dolayısı ile de Kral I. Antiochos’un katıldığı gizemli Kardeşlik Dinidir. Kral’ın mimarları, tarihsel göndermeyi yapmak amacıyla, yıldız konumlarını bir aslan formuyla oluşturdular.

Bütün bunlardan anlaşılan şey, Kayıp Kardeşlik Örgütü’nün içeriğidir, Horus’tan, İsa’ya oradan da Kral I. Antiochus’a uzanan gizemin ezoterik anlamı ve bunun astrolojik metodla, Hermetik Bilgelik düzeyinde simgeselleştirilmesidir.

Fakat tüm anlatılar ve Gilbert´in iddiaları yine de asıl gizemi açıklayamıyor; yıldızların ve gezegenlerin etkinliği ya da önemi acaba kutsallık düzeyinde ezoterik simgesellik midir? Yoksa, dünya dışındaki bir yerler mi ima edilmektedir? Sır, Orion ve Sirius’ta saklı gibidir; birgün bunu da öğreneceğiz; ne zaman mı? Kimbilir, belki de Nemrut Dağı’nın altında yatan sırrı çözdüğümüz zaman…

Yorumlayın

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Necmettin Erbakan ve Louis Farrakhan’ın uzaylı kehanetleri

Sonraki Yazı

Demet Akalın “frikik vermem” dedi, ama…

EDİTÖR'DEN