Fethullah Gülen Nobel alacakmış da birileri engellemiş de…

6 dakikalık okuma

Ne alaka” veya “kel alaka” demeyin. Konu çok önemli. Hem de şu Erdoğan-Gülen çekişmesi için bir bardak suda fırtına koparıldığı, Erdoğan’ın Gülen cemaatinin “bitirilmesine” onay verip bunun uygulandığı yolundaki “bi-haber”lerin ayyuka çıktığı bir dönemde…

Bilindiği üzre Gülen cemaati, Mehmet Baransu aracılığıyla “2004 yılı Ağustos ayındaki MGK toplantısında cemaati bitirme kararı alındı ve bu kararın altında Erdoğan’ın, Gül’ün de imzaları var” diyerek feryat figan ediyor. Erdoğan ve kurmaylarının “Evet imza vardı ama uygulanmadı” sözlerine karşın cemaat aşağıdaki belgeyi gösterip “Hayır yok etme kararını da uyguladınız. İşte kanıt” diyor.

Tabii ne Gülen ve saz arkadaşları ne de Erdoğan, bahsedilen tarihlerden sonra cemaatin Emniyet, Yargı ve Ordu’daki örgütlenmesinden, yapılan ortak operasyonlardan, al gülüm ver gülüm muhabbetlerinden bahsetmiyor.

Neyse bu tartışmaya burada bir yekün tutalım ve gelelim şu Nobel konusuna..

Genelkurmay Başkanlığı İstihbarata Karşı Koyma ve Güvenlik Daire Başkanlığı 31 Ekim 2005 tarihinde “İrticai Örgüt-Gruplarının Son Dönem Faaliyetleri” başlıklı bir rapor hazırlıyor.

Bu rapor da o dönemki MGK toplantılarında görüşülüyor.

Rapor çok ilginç tespitlerle dolu… Ve bakın o raporda neler söyleniyor:

Fethullah Gülen Nurcu grubunun son dönem faaliyetleri ile ilgili olarak;

Anılan grup güdümünde faaliyet gösteren “Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı” tarafından onursal başkanları Fethullah Gülen’in uluslararası alanda daha fazla tanınması ve 2007 yılında Nobel Barış Ödülü’ne aday gösterilmesini sağlamaya yönelik bazı planlamalar yapıldığı bu kapsamda:

ABD’deki Washington Post gazetesinin 4 Ekim 2005 tarihli sayısında Gülen hakkında yayınlanan makalenin diğer yabancı basın kuruluşlarında da yayınlanması için girişimde bulunulacağı,

Grup mensuplarının organizesiyle 10 Kasım 2005′te Chicago’da ve 12 Kasım 2005′te Teksas Rice Üniversitesinde ”F. Gülen” konulu konferanslar düzenleneceği,

Anılan gruba ilişkin yazı dizisi hazırlamak amacıyla çeşitli televizyon, gazete ve dergilerden gelen röportaj tekliflerinin değerlendirileceği,

Grubun yurtdışındaki okulları ve faaliyetleri hakkında, bazı siyasi ve akademisyenlerin izlenimleri ile sosyolojik değerlendirmelerin yer aldığı, “Barış köprüleri-Dünyaya açılan Türk okulları” adlı kitaptan 500 bin adet basılarak ücretsiz dağıtılmasının planlandığı (6 Mart 2005 tarihli İç İstihbarat Raporu’ndaki haberleri teyit etmektedir),

Yurtdışında okul açma faaliyetleri ile başlayan uluslararası açılımı, Danimarka’da faaliyete geçireceği okul ile pekiştirmeyi amaçladığı değerlendirilmektedir.

Özetle Genelkurmay Başkanlığı Fethullah Gülen’in 2007 Nobel Barış Ödülüne aday gösterilme olasılığından 2005 yılında rahatsız olduğunu ortaya koyuyor. Bu konu da MGK gündemine yukarıdaki rapor üzerinden geliyor.

Fakaaat, Gülen’in Nobel adaylığı gerçekleşmiyor. Hatta ve hatta kendisine “Eski ABD Başkanı Bill Clinton sizi aday göstermeyi düşünüyor” içerikli bir mesaj gelmesine rağmen.

Gülen’in yakın çevresi, adaylığın gerçekleşmemesini, Türkiye’deki gelişmelere ve Ankara’dan gelen bazı mesajlara bağlıyorlar.

Baransu’lu gazete manşetlerinden yola çıkıldığında şu sorunun sorulması elzem oluyor:

MGK’nın sözde “cemaati bitirme kararı”nın AKP tarafından uygulanmasının bir sonucu da Fethullah Gülen’in Nobel adaylığının gerçekleşmemesi olmuyor mu?

O Aristo mantığıyla yani…

Yorumlayın

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

Erdoğan ve AKP Gülen’i ve cemaatini böyle beslemiş

Sonraki Yazı

İşte Gülen cemaatinin yaptığı fişlemeler (Her kurumda)