El Kadı’nın Habertürk’teki gölgesi Fatih Saraç ve çetrefilli ilişkiler

Bu bir “Medya nasıl yandaş yapılır” haberidir aslında. Aynı zamanda da, MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın sürekli görüştüğü Suudi iş adamı Yasin El Kadı’nın kimlerle  dirsek temasında olduğunun bir kez daha hatırlatılmasıdır. Buyrun:

Şimdi önce birkaç hatırlatma:

AKP iktidarının en önemli destekçilerinden biri haline gelen (özellikle Gezi Parkı olayları sırasındaki tavrıyla) Habertürk’te bu yıl başında Başbakan Erdoğan’ın eski akıl hocalarından Emin Saraç’ın oğlu iş adamı Mehmet Fatih Saraç, bir operasyon ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı yapıldı.

Peki kim bu Mehmet Fatih Saraç?

Bunun için önce Yasin El Kadı’ya kısa süreli bir odaklanma gerekiyor. Sürekli tekrar ettiğimiz üzre Yasin El Kadı’nın mal varlığı, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin terörü finanse edenler listesinde 39. sırada yer alması nedeniyle, Bakanlar Kurulu kararı ile 22 Aralık 2001 tarihinde dondurulmuştu.

Bu tarihlerde Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Yasin El Kad hakkında  Türkiye’deki ticari ilişkilerini de gözler önüne seren “kara para aklama” ve de “terör örgütü El Kaide’ye yardım etmek”ten soruşturma başlatıyordu.

Bu soruşturmada adı geçenlerden biri de Habertürk’ün şu an Yönetim Kurulu Başkan yardımcısı olan Mehmet Fatih Saraç’tı.

2004/22072 hazırlık numarasıyla açılan “kara para aklama” soruşturmasını yürüten Savcı Sadi Yoldaş, Yasin El Kadı’nın ortağı Mehmet Fatih Saraç’ın ifadesini alıyor ve mütalaasını  MASAK’a gönderiyordu.

MASAK’ta bu mütalaa üzerine hazırlanan rapora  Mehmet Fatih Saraç’ın ifadeleri damgasını vuruyordu. Saraç’ın da ortak olduğu Caravan Dış Ticaret Ltd. Şti’nin Albaraka Türk‘te açmış olduğu hesaplara yatan paralar bizzat Yasin El Kadı’nın kendisi tarafından yatırılmıştı.

Özetle dünyanın “terör finansçısı” diye aradığı Yasin El Kadı, Türkiye’de Mehmet Fatih Saraç ile birlikte istediği gibi at oynatıyordu.

MASAK raporuna göre Yasin El Kadı’nın hakkındaki iddialardan en önemlisi, zengin işadamlarından topladığı paraları yönetimindeki Muvaffak Vakfı Aracılığı ile El Kaide ile bağlantılı kişilere ve kurumlara “Yardım” başlığı altında aktarmasıydı.

MASAK raporunda o dönem Başbakan Erdoğan’ın baş danışmanı Hasan Cüneyt Zapsu’nun 60 bin dolar, Annesi Gaye Zapsu’nun 250 bin dolar Yasin Al Kadı’nın Al Baraka Türk’teki hesabına para yatırdıkları ortaya çıkıyordu.

MASAK raporuna göre Yasin El Kadı, Mehmet Fatih Saraç ve Mohammed Omer A. Zubair’in ortak olduğu Caravan Dış Ticaret’ten BİM’e para aktarılmıştı. BİM’in Yönetim Kurullarında AKP’lilerin ağabeyi Korkut Özal, Yasin El Kadı, Cüneyt Zapsu, George Bitar, M.P. Kassamali Merali, Ekrem Pakdemirli, Başbakan Tayyip Erdoğan’a kızının kına gecesini evinde yapacak kadar yakın olan Nakşibendi tarikatının önemli isimlerinden Mustafa Latif Topbaş yer alıyordu.

31.03.2004 tarihli Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun Raporuna göre Yasin Al Kadı ile para ilişkisi olan Nimet Gıda’nın yönetim Kurulu Üyeleri de şu isimlerden oluşuyordu; Mehmet Fatih Saraç, Osman Faik Bilge, G. Abdülaziz Zapsu, Mustafa Rıza Yazan, Ahmet Erdoğan, Tayfun Ergün, Mustafa Latif Topbaş, Hasan Cüneyt Zapsu…

Yine aynı rapora göre Ahsen Plastik’te Kadı ile para ilişkisi içindeydi. Ahsen Plastik Yönetimi şu isimlerden oluşuyordu:

“G. Abdülaziz Zapsu, Tayfun Ergin, M. Fatih Saraç, Hasan Cüneyt Zapsu, M. Latif Topbaş…

31.03.2004 tarihli Maliye Bakanlığı Mali Suçları Araştırma Kurulu’nun Raporunun, 16 Sayfasında: “Caravan Dış Ticaret Limited Şirketi ile bu şirketin ortakları Yasin El kadı ile  M. Fatih Saraç’ın tespit edilebilen hesaplarına ilişkin bilgiler aşağıda açıklanmıştır” deniliyor ve şöyle devam ediliyordu:

“Caravan ve Ella şirketleri ile bu şirketlerin ortakları Yasin Kadı ve M. Fatih Saraç’ın Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş, nezdinde Türk lirası ve döviz hesapları bulunmaktadır. Al Baraka Türk Özel Finans Kurumu A.Ş tarafından gönderilen hesap ekstrelerinin çok sayıda olması nedeniyle, aynı kişiler adına birkaç kalemde yapılan işlemler (Hesap hareketleri) toplanarak tek kalemde yazılmıştır. Ayrıca Türk lirası ve döviz hesapları arasında gerçekleşen havale ve ya EFT işlemleri mükerrerliği önlemek amacıyla mahsup edilmiştir.

Ha sonuçta ne oldu diye soracak olursanız…

Hiç bir şey olmadı tabii ki… Sihirli bir elin yardımıyla bu “din kardeşliği”nden kaynaklanan tüm akçal faaliyetler bir şekilde görmezlikten gelinip, soruşturmayı açan müfettişler hakkında sürgün dahil birçok ceza yağdırıldı.

Yasin El Kadı Türkiye’de at oynatmaya devam etti, Mehmet Fatih Saraç Habertürk’e Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı yapıldı.

Anlaşılmıştır herhalde Habertürk’ün borazancılığının nedeni…

İlginizi Çekebilir

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir