Esrarengiz- Sayfa 2

Adem ve Havva’nın kemikleri Suriye’de nasıl kayboldu?

Suriye’de malum karmaşa olmasaydı insanlık belki de kutsal kitaplarda bahsedilen ilk ataları Adem ve Havva’nın iskeletlerini görmüş olacaktı. Evet, Suriye’deki iç savaştan önce Halep yakınlarındaki bir mezarda ABD ve Rus bilim insanları Adem ve Havva’ya ait olduğunu savladıkları birbirine sarılmış bir erkek ve kadın iskeleti buldular. Sözkonusu keşif, bilim dünyasında büyük yankı uyandırırken kamuoyuna açıklaması bir süre ertelendi. Bunda da iskeletlerin kesin olarak Adem ve Havva’ya ait olduklarının belirlenmesi için yapılan DNA çalışması etkili oldu. Bilim insanları daha önce Rus bilim adamı Prof. Ernst Muldashev’in yine Suriye’de bulduğu ve Adem ve Havva’nın çocukları Habil’e ait olduğu belirtilen iskeletle karşılaştırma yapmak

Sabetay Sevi’nin mezarı, Atatürk’ün akrabası ve bitmeyen tartışma

Türkiye’de son yılların en hararetli tartışma konularından biri kuşkusuz, Sabetay Sevi (1626-1676) ve onun “dönme” olarak tabir edilen inananları. Sabetay Sevi’nin 1676 yılında Karadağ’ın Ülgün kentinde öldüğü biliniyor. Buna karşın, mezarının nerede olduğu konusunda rivayet muhtelif. Kimi tarihçilerSabetay Sevi’nin mezarının Ülgün’de olduğunu söylüyor kimileri ise öldükten sonra cesedinin Türkiye’ye taşındığını ve büyük olasılıkla İzmir’de defnedildiği görüşünde. Tarihçi yazar Ahmet Almaz, Karadağ’ın Ülgün kentinde Sabetay Sevi’nin mezarının izlerini sürdü ve JÖNTÜRK’ün konuya ilişkin sorularını yanıtladı: –Sayın Almaz, Türkiye’de Prof. Dr. Erhan Afyoncu, Ülgün’deki türbede Mehmet Dadaş yazılı mezarın Sabetay Sevi’ye ait olmadığını söylüyor. -Yanlışı var. 20. Yüzyılınn başlarında, Selanik’teki Bağış Topluluğu’nun

Çanakkale’de kaybolan İngiliz alayının esrarı…

Savaşlar, insanoğlunun en acımasız yönünü ortaya çıkarır. Bazen bir hiç uğruna,  hiç tanımadığı insanı öldürmek için vahşice saldırır. Bazen de yerini yurdunu, vatanını namusunu korumak uğruna destanlar yaratır insanoğlu. Bazen de savaşın acımasızlığından geriye destansı ve gizemli öyküler kalır. Tıpkı Çanakkale’de bir sis bulutunun içinde kaybolan İngiliz Alayı gibi. Çanakkale’yi geçemeyen İngilizler, yeni planlar yapar. Komutan Sir İan Hamilton, savaşı kazanmak için Tekketepe ve Kavaktepe’ye gece karanlığında ani bir saldırı yapmaya karar verir. Bu saldırı için 54. Tümen ilerlemeye başlar.  Bu tümenin içinde Norfolk Kraliyet Alayı da bulunuyordu. Tepelerin yamacına kadar ilerleyecek ve gün ışığı ile birlikte saldırıya geçeceklerdi. Fakat

Uzaylılarla randevu 20 yıl içindeymiş. İyi de hangisiyle?

Kimisi 2040’a kadar uzaylılarla temas kurulacağını söylüyor kimileri ise bunun imkânsız olduğu görüşünde. Tartışma, CIA’yı, NASA’yı da içine alacak şekilde son günlerde büyüyor. Birbiri ardına yayımlanan gizli raporlarda, uzaylıların olabileceğine hatta dünyaya geldiklerine ve hatta bazı insanların uzaylı olabileceğine ilişkin iddialar yer alıyor. Hâl böyle olunca da, uzaylıların şekil ve şemalarına ilişkin de bilim insanlarının da aralarında olduğu çok sayıda kişiden akıl sınırlarını zorlayacak tasvirler ortalıkta dolaşıyor. Ülkemizde faaliyet gösteren Uzay Bilimleri Araştırma Merkezi’nin resmi sitesinde dünya dışı varlıklarla güya temas kuran şahıslardan ve yakın gözlem raporlarından elde edilen bilgiler ışığında dünyayı en çok ziyaret eden uzaylılar isimleri ve resimleriyle

İbrahim Tatlıses’in metafizik güçleri varmış da Erdoğan’a seçim kazandırıyormuş da…

İbrahim Tatlıses, yıllar önce katıldığı bir TV programında, kendisini koruyan bazı güçlerden bahsetmişti. Tatlıses o programda, “Ben Seyyid Ahmed-i Bedevi’nin torunuyum. Benim diyen penaltıcı gelsin, penaltı atsın, o anda ben atamayacak dediysem atamıyor” demişti (Koyu bir Fenerbahçe taraftarı olan Tatlıses’in tuttuğu takımın son yıllardaki performansına bakıldığında o güçlerin pek işe yaramadığı görülüyor ya neyse) … Bu sözlerin üzerinden çok geçmeden Tatlıses, vurulmuş ve ölümcül yara almasına ve de çoklarının “yaşamaz” demesine rağmen, kurtulmuş ve bugünleri görmüştü. Tatlıses’in bu olayı da kendisini koruyan bazı güçlere bağladığı söyleniyor. Bunun yanında Erdoğan’ın girdiği her seçimi kazanmasında da, İbrahim Tatlıses’in metafizik güçlerinin etkisi varmış

1,5 milyar ışık yılı uzaktan gelen “S.O.S” mesajları mı?

Böylesi ikinci kez görülüyor. Kanada Hidrojen Yoğunluğu Haritalama Deneyi için kullanılan radyo teleskopu tarafından tespit edilmiş. Hâlâ gizemini koruyan ve FRB (Fast Radio Bursts) olarak nitelendirilen bu dalgalardan daha önce kendisini tekrar eden yalnızca bir örnek olduğu belirtiliyor. Bilim insanlarını bu kez heyecanlandıran ise, aynı sürelerde 13 FRB elde edilmesi bunlardan altısının kendisini tekrarlamaları. Bu radyo patlamalarına süpernova kalıntılarının sebep olabileceği veya bu FRB’lerin bir kara deliğin yakınından geliyor olabileceği düşünülüyor, ancak bilim insanları bu önermelerin kanıtlanmasının şu an için imkansız olduğu görüşündeler.

Harem’den çıkan hazine… Ya çalınanlar?

Yıllardır süren Topkapı Sarayı Harem restorasyanlarında, geçmişin karanlık sayfalarına ışık tutacak çok sayıda altın ve gümüş, tılsımlar, büyüler, esrarengiz mektuplar ortaya çıkarıldı. Hürriyet’ten Ömer Erbil’in haberine göre, Harem restorasyonları sırasında zemindeki ahşap döşemeler kaldırıldığında ve eskimiş dolapların onarımı sırasında yüzyıllara meydan okuyan ilginç buluntularla karşılaşıldı. Uzmanlar tarafından döşeme altından çıkan toz elenince 2. Mahmud tuğralı altın-gümüş yüzden fazla sikke bulundu. Ayrıca süs takısı olarak yüzük, küpe, kolye parçaları ile makas, anahtar, iğne, düğme gibi günlük kullanım eşyalarına rastlandı. Yine dolap arkalarına düşmüş kumaş parçaları, terlik tekleri, işlemeli elbise parçaları çıkarıldı. Buluntular arasında mektuplar, muskalar, tılsımlı yazılar ve vefklere (büyü) rastlanıldı.

The Walking Dead’deki zombilerin kökeni İstanbul mu?

The Walking Dead çizgi romanı ve TV serisiyle zirve yapan zombi kültürünün kökenleri İstanbul’da mı? Evet, JÖNTÜRK, bu popüler konuya Aziz Mahmut Hüdai’nin gösterdiği bir kerametle ışık tutuyor. Derler ki, Osmanlı’nın 600 yıl üç kıta koşturmasındaki asıl güç, iman gücüydü. Padişahlar ve ulema, abdestsiz yere basmaktan korkar, kul hakkı yemezlerdi. Din alimlerinin çoğu keramete yani olağanüstü mucizelere sahipti. Bursa kadılığı döneminde adil davranmasıyla nam salan Aziz Mahmut Hüdai de onlardan biriydi. Üsküdar’a gelip bir zaviye kuran Aziz Mahmut Hüdai, kendisinden keramet isteyen dönemin padişahına öyle bir keramet göstermiş ki, mezardan ölüler ayağa kalkmıştı. Belki de batılıların zombi kültürüne esin kaynağı

Tayyip Erdoğan’ın Ayasofya’da Fethullah Gülen ile paranormal aktiviteleri

Yalnızlık, buhran üstüne üstlük “O Kafa”dan muzdarip olma, neler yaptırır bir insana neler; mazallah! Alın işte Recep Tayyip Erdoğan… Tartışmalı Saray’dan gelen bilgilere göre, Erdoğan, “telekinezi suikastlerine karşı önlemlerden” bioenerjiye kadar birçok alanda paranormal aktivite içinde. Kitlelerin, İlluminati tarzı manipülasyonu için verdiği uğraşlar da cabası. Bilindiği üzre Erdoğan’a telekinezi (düşünce gücüyle) yoluyla suikast yapılabileceğini ilk olarak ortaya danışmanlar saz heyetinden Yiğit Bulut ortaya atmıştı. Bunun üzerine Saray’da bazı önlemlere gidildiği Türkiye’nin mümtaz medya organlarında yer bulmuştu. Jöleli Bulut’un ısrarları üzerine İran’dan bir bioenerji uzmanı getirildiği ve Saray’ın “elemtere fiş kem gözlere şiş” denilerek düşmanca telekinetik saldırılara karşı arındırıldığı da yazılıp

Hz. Musa’nın sandığı Hatay’da mı saklanıyor?

Ahid-i Sanduka. Diğer adıyla Musa’nın sandığı… İçinde Hazreti Musa ve Hazreti Harun’dan eşyaların yanı sıra kutsal kitap Tevrat’ın aslının olduğuna inanılan sandık, yaklaşık 2 bin 600 yıldır kayıp. Tarih boyunca birçok kişinin bulmak istediği sandığın yeraltında bir mağarada saklandığı ileri sürülüyor. Peki bu mağara Hatay’da olabilir mi? Dini kaynaklarda ve tarihte birçok efsaneler vardır. Dini kaynaklarda anlatılanlara göre, firavunun zulmünden dolayı Mısır’dan kaçan İsrailoğulları, Hazreti Musa’nın asasıyla Kızıldeniz’i yarmasıyla Sina Yarımadası’na geçerler. İsrailoğulları’nın öbür yakaya geçmesinden hemen sonra Kızıldeniz yeniden kapanır ve onları takip eden Firavunun ordusu boğulur. Kavmini yok olmaktan kurtaran Hazreti Musa, Sina Dağı eteklerinde Tevrat’tan 12 kopya