Ayasofya topuna ABD de girdi. Türkiye’ye zehir zemberek eleştiriler

Ayasofya’nın müze mi cami mi olacağına ilişkin Türkiye’de günlerdir süren tartışmalara ABD de girdi.

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın son yayımlanan Uluslararası Dini Özgürlükler Raporu’nda, Türkiye’ye (özellikle Erdoğan’a “Ayasofya cami olabilir” sözleri nedeniyle) sert eleştirilerde bulunuldu.

Ayasofya’nın cami yapılmaması için ABD’nin Erdoğan hükümeti üzerinde baskı uygulandığının belirtildiği raporda, Türkiye ayrıca azınlıkların dinlere yönelik adım atmamakla da suçlanıyor.

İşte önce o rapor :

Diniozgurluklerraporu

..Ve rapordan Ayasofya ile ilgili birkaç detay:

Danıştay’ın Kariye müzesi ile ilgili olarak aldığı kararın -geçen yıl tekrar ibadete açılması yönündeki karar- Ayasofya’nın statüsü ile ilgili olarak alınabileceği yönünde işaretler var. Erdoğan, Ayasofya’nın ibadete açılabileceğini tartışmaya açtı. Bu konuda, medyada da Kariye örneği verilerek Danıştay’ın Ayasofya’nın ibadete açılmasına ilişkin karar alabileceği yönünde yazılar yazılıyor.

Durum böyleyken ABD yönetimi, bu yönde karar alınmaması için Erdoğan hükümeti nezdinde açık ve kapalı yollardan görüşmelerini sürdürüyor. Çünkü ABD’nin görüşü, Ayasofya’nın dinler arasındaki diyaloğun ve birlikte yaşamın simgesi olduğu yönünde. Bu durumun bozulması, Ayasofya’nın çok dinli yapısına olumsuz etki yapacaktır.

Raporda ayrıca, Türkiye’deki Ermeni, Süryani, Rum azınlıkların dini özgürlüklerine gösterilen yaklaşımın endişe edici boyutta olduğu söyleniyor ve bu konulara ilişkin onlarca örnek sıralanıyor (mesela, bir Ermeni çocuğun naklen yayınla Müslüman yapılması).

Rapor, Musevilere yönelik nefret söylemlerinin de Türkiye’de yükselişte olduğunu özellikle vurguluyor.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy, ABD raporuna ilişkin olarak yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Ayasofya ve Kariye, Türkiye Cumhuriyeti’nin mülkiyetindedir ve her türlü tasarruf yetkisi Türkiye’nin iç işlerini ilgilendiren bir konudur. Bu eserlere dair verilmiş ya da verilecek kararlar başka ülkelerin işi olamaz. Türkiye, topraklarındaki tüm kültürel ve dini varlıkların değerinin bilincinde olup bu eserleri layık oldukları şekilde korumaktadır. Türkiye’nin dini özgürlüklerin korunması ve ilerletilmesi konusundaki iradesi ve atılan somut adımlar ortadayken, İslam karşıtlığı, anti-Semitizm, ırkçılık ve yabancı düşmanlığının ABD’de hızla yükseldiği bir dönemde, ABD’nin bu tür raporlarla dünya kamuoyunun dikkatini, ülkesindeki sorunlardan başka yönlere çekmeye çalışması trajikomiktir. Rapordaki tüm tutarsızlıkları ve hiçbir mesnedi olmayan maksatlı ifadeleri reddediyor, ABD’yi dini özgürlükler ve insan hakları konusunda kendi iç işlerine yoğunlaşmaya davet ediyoruz

Bu Ayasofya tartışması daha çok su götürecek gibi…

Yorumlayın

Your email address will not be published.

Önceki Yazı

AKP’den şok itiraf: FETÖ’yü Kemalistleri kırdırmak için kullandık

Sonraki Yazı

Prens Philip’in doğum günü fotoğrafı “Reptilian” olduğunun kanıtı mı?

EDİTÖR'DEN